"Çocukluk her şeyden bağımsız bir ülke...İçinde kralların yer aldığı tek ülke. Ne diye sürülüp atılalım buradan? Ne diye bu ülkede kalmayalım, bu ülkede yaşlanıp olgunlaşmayalım? Ne diye başkalarının inandıklarına inanmaya alıştıralım kendimizi?
Kız kardeşim geldi. Onun iş yoğunluğu sebebiyle uzun bir süredir görüşemiyorduk ya da görüştüğümüz süreler çok kısıtlı oluyordu. Ama iş yerinde yaşadığı problemlerden sonra oradan ayrılınca, yeniden kavuşabildik. Ben bunları yazarken onun evimde uyuduğunu biliyor olmak, iş sonrası oturup kahve içeceğimizi bilmek sıcacık bir his:) Kardeşiyle aynı şehirde yaşayıp bunu sıkça yaşayabilenlere ne mutlu, kıskanıyorum onları !
Kardeşliğin en güzel yanı, çocukluğundan yetişkinliğe kadar sana eşlik eden yaşadıklarına şahitlik eden birinin ya da birilerinin oluşu...İrem'le ne zaman bir araya gelsek geçmişe açılan bir kapıyı aralıyor gibiyim. Sanki yeniden çocuk olup onunla bankacılık oynuyoruz. ( Çocuk aklımla bankacılığı nereden öğrendim hiç bilmiyorum. Ama bozuk bir hesap makinesiyle çalışabilen bankacı bir hanımefendiydim o vakitler :)) Lisede arkadaşım eve gelmiş, İrem bizi dinlemesin diye gitmesini istiyorum ama o ısrarla gelip yanımıza oturmuş. Bir gün onunla o kadar büyük bir tartışma yaşamışız ki, tartışmadan bir ay sonra, yani o tartışmadan sonra barışıp üç kavga daha ettikten sonra, okuduğum kitapta bir mektup buluyorum. İrem bana öyle güzel saydırıp sövmüş ki, kız kardeşimin küfür dağarcığına ne kadar şaşırdığımı hatırlıyorum :)) O mektubun fotoğrafını çekmiştim. Dün birlikte o mektubu okuyup çok güldük yine :) İlk aşkımızı ve acemi aşık hallerimizi konuştuk sonra. Dünden bugüne olan değişimi ve de hiç değişmeyenleri...
"....hissettim seni, hiç olmadığı kadar ince sözlerle ve açıklanmaz biçimde...Onda ve her insanda."
Bu sohbetten sonra bir süre uyuyamadım. Gökyüzünde çok güzel bir dolunay vardı. Bulutlar dolunayı kapatmak ister gibi etrafını çevrelemişse de, dolunayın ışığı geceyi aydınlatmaktan vazgeçmiyordu. Kız kardeşimle konuşmak geçmişteki Merve'lerle tekrar temas etmek gibiydi. Ne ilginç, zihnim hemen geçmiş klasörünü açıp o klasörden ilişkiler dosyasını çıkardı. Olmayacak şeyi oldurmaya çalışan, orada büyüyüp gelişemeyeceğini bildiği halde orada durmaya devam etmenin altındaki ihtiyacı irdeledim. Ne çok değişmiş ve aslında ne kadar aynı kalmıştım. Artık bulunduğu yeri bilmek isteyen, kaygan zeminlerden hoşlanmayan, kök salabileceği yerlerde emek veren bir kadındım. Öte yandan insanlara tanıdığım toleransın bu kadar çok olması değişmemişti. Bu beni anlayışlı biri mi yapardı, kolay biri mi? Çocukluğumda bozuk hesap makinesiyle oynadığım bankacılık oyununa dönmüştü belki, ilişkilerde de al ver dengesini ya hiç bilmiyordum ya da bu hesabı yapacak makinem zaten bozuktu. Cevabı bilmiyordum ama gecenin bu karanlık ve aydınlığı bir arada taşıyan kabulüne sığınmayı seçtim.
"Şimdi bu kadar solmuş durması, vaktiyle pırıl pırıl oluşundandır mıdır?"
(Not: Alıntılar çok sevdiğim yazar ve şair Rainer Maria Rilke'ye aittir ve dün onun doğum günüydü. Kutlu olsun!:)
Yazınızı büyük bir keyifle okudum. Çocukluk anılarınızın kapıyı araladıkça nasıl canlılaştığını görmek insana hem bir sıcaklık hem de hafif bir hüzün veriyor. Özellikle kardeşinizle yeniden bir araya geldiğiniz o sahneyi okurken kendi geçmişime döndüm; küçük ritüellerin, sıradan görünen anların bile insanın iç dünyasında ne kadar büyük izler bıraktığını yeniden fark ettim.
YanıtlaSilBu arada Rilke’den bahsettiğiniz yerde gülümsedim; itiraf edeyim, ben de adını ilk duyduğumda kadın sanmıştım. Ama insan okudukça, kelimelerin arkasındaki derinliği gördükçe, isimlerin ötesinde bambaşka kapılar açılıyor.
Kısacası, yazınız hem geçmişi hatırlattı hem de şimdiye daha başka bir gözle bakmamı sağladı. Kaleminize sağlık.
Ne mutlu bana, yazım sizi bu şekilde hissettirdiyse. 🤗🌸 Mutlu ettiniz, çok teşekkür ederim değerli yorumunuz için😊
Silrilke iyi tabii evet :) kardeşinle yani birbirinizin tarihini biliyorsunuz ne güzel tabii yani seni anlıyor :) geçmişten bişey anlatınca o da hatırlıyor. ne güzel eveet :)
YanıtlaSilHahaha evet Deep, insan yaş aldıkça yaşamındaki "şahit" lerin değerini anlıyor💁♀️🤗
SilCümlelerin o kadar derli toplu, sıcak ve içtendi ki, içimden alkışlamak geldi, ve hepsi, her kelime bu okura pırıl pırıl ulaştı:)
YanıtlaSilSevgili Buraneros, senden bu yorumu duymak benim için bir onur🤗 Çok sevgiler🌸🌸
SilHesap makinesi ile oyun :) harika!
YanıtlaSilÇocukluk ülkesi. Pasaportsuz, vizesiz, sınır kapısı olmayan tek coğrafya. Çocuk aklı ile finans dünyasına giriş yapmışsınız efenim. Bir bankacı hanımefendinin, aslında kapitalizme karşı açılmış en naif underground banka şubesi :)
Bu al-ver dengesi bana hayatın glitch'i gibi geliyor. Küfürlü mektupların içten içe yanan çılgın çocukluk zihni gibi ehe.
Metaforlarınız gerçekten güzel, teşekkür ederim yorumunuz için :)
Sil